Nis.28

Trafik Polislerinin Kuralları

Kurallar aykırılığı azaltmak için konulur. Hepimiz eşit düzeyde imkanlara sahip olamamız için. Fakat hiç bir ülke kurallar istenildiği gibi işlenmez. Bu ülkeler EN gelişmiş ülkeler olduğu söylensede.

Mesela trafik polisleri; trafikteki düzeni sağlama gibi görevleri vardır. Düzeni bozanı nizama çekerler. Gerektiğinde kanunlar nispetinde ceza yazarlar. Eskiden rüşvet olaylarıyla meşhurdurlar. Şimdi pek duyulan bir vakaa değildir.

Motorlu trafik polislerinin tarfik kurallarına uyduğu çok nadirdir. Mesela Işık yanar trafik polisi geçer. Cep telefonuyla konuşmak ister. Kenera çekmez, kask ile kafasının arasına sıkıştırır. Öğle yemeğine yetişecektir, siren çalması lazım gelir. Söz konusu insan olunca genelleme yapılamaz. Söylenen kelam, kitabına uyduranlara, kitaba uyanlara değil. Trafik polisleriyle sınırlı değil. örnek vermek açısıdan.

Zâhirî İlimler

Nis.25

Ne! Okumalımıyız?

Bismillahirrahmanirrahim

(Rahman ve Rahim olan ALLAH’ın adıyla)

Alemlerin rabbi olan ALLAH’a hamdü senalar olsun.

Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya salat ve selam olsun.

ve O kutlu Ashaba selam olsun.

Tüm insanoğluna verilen ilk emir Oku!!. Okumak demek düşünmek demek. Okudukça düşünür insan. İlmin olmadığı bir ortamda düşünce olamaz. İşte bu sebeple Hz. Ali (r.a) büyüğümüz dediki;

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”

Akıl bunu gerektiyor zaten, vazifesi bu. Şimdi ilk ayetlere bakalım. Mealen ilk ayet

1- Yaratan Rabbinin adıyla oku!

Diyanetin tefsirinde şöyle geçer.

Kuşku yok ki yaratanı tanımak, dinin de ilmin de temel gayesidir. Bu sebeple “Yaratan rabbinin adıyla oku!” buyurularak Hz. Peygamber’in okuma faaliyetine veya herhangi bir işe, başka varlıkların adıyla değil, yaratan rabbinin adıyla başlaması ve O’ndan yardım istemesi emredilmiştir. Âyete “Yaratan rabbinin adına oku!” şeklinde de mâna verilebilir. Sonuçta okumanın (veya herhangi bir faaliyetin) Allah’ın adıyla, Allah için ve Allah adına yapılması emredilmiştir.

Bâtınî İlimler,Zâhirî İlimler

Nis.21

Matrix Yükleme Noktası

Herkes bir okuldan çıkıyor fakat okuyanların sayısı az. Azınlık onlar. Çoğu kişi artık telefon olsun televizyon olsun vs sunulanı yeme içinde. Sadece tüketici. Üreten insanlar okuyan insanlar, kitap okuyanlar.

Bir bakıyorsunuz bazıları müzikkolik, bir diğeri filmkolik, diğeri maçkolik yani görsellik ön planda yazılan çizilen düşünülen bir ortam yok. Önümüzde bu var fakat sorgulama yok. Herkes önündeki ürünü yeme derdinde.

İşte aradığım müzik, film manzara, geziler dünyaya bağlayan herşey. Dünya tam bir dünyakolik olmuş. Anlamıyorum alışkanlıklar, önceden bu böyleydi gibi anılar yeni bir akımı engelliyor. Düşünemiyoruz, hantalız, yerimizden kalkamıyoruz. keleğçe vurulmuş gözlere ve kalplere.

İnzivaya çekil iki gün gez çarşıda inzivadan eser kalmaz. bırak çarşıyı aç interneti hiç birşey kalmadı. Ömür gidiyor bir toplum daha ölüyor.

Dirilişin yollarını bulmak lazım. Kimdeyse gelsin dağıtsın şu millete hayrına…

Zâhirî İlimler

Nis.13