About Taner Tapan

Okuyorum, Düşünüyorum, İstiyorum, Çabalıyorum, Düşüyorum, Kalkıyorum, Yoruluyorum, Dinleniyorum, Yazıyorum.

May.13

Devletin Ahvali

Bir devletin çöküşü, bir milletin çöküşü iledir. Yeni bir devletin başlangıcı ile bir milletin çöküşünü engelleyemeyiz. Devletler milletler bütünüdür. Devletler parçacığı milletlerdir.

Nasıl Osmanlı vaktince büyüyüp milletleri içine aldıysa, o vakit parçalanıpda bir takım milletleri kendi bünyesinden ayırmak zorunda bırakılmıştır.

Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır. (Hucurat:13)

Evet Rabbimiz burada küçükten büyüğe doğru sıralamış. Ona karşı gelmekten sakınmak için insanlara birşeyler öğretilmesi lazım gelir. Bu görevi her bir fert yapabileceği gibi aslen Alimler yapar. Milletlerin dirilişi Fethin habercisidir.

Bâtınî İlimler,Zâhirî İlimler

May.03

Çalışan Bağlılığı Çalışmaları

Yıl 2018. Şirketler çok çabuk çalışan kaybına uğruyor. başka bir şirketten iş imkanı bulabiliyor. hal böyleyken şirketlerin yeni gündemi çalışan bağlılığını artırmak. Aslında yeni olan bir şey değil. Bazıları erken bile başladı. Geçen okuduğum gazetede böyle bir haber gördüm.

Şirketler çalışanlara yatırım yapıyor. Şirketinde huzurlu hissettirecek imkanlar tanımaya başlıyor.

Çünkü her yeni gelen çalışanın adapte olma süresi var. Buda rekabetçi piyasada zaman kaybı demektir. Kar’ların ve hedeflerin tutmaması demektir. Çalışanlara seminerler, ekstra izinler, küçük hediyeler, primler vs. veriliyor. Bunun için anketler yapılıyor, istekler sıralanıyor, uygunluğuna göre hayata geçiriliyor. Hem kurum hem de çalışan açısından faydalı bir durum.

Aslında çalışan bağlılığını artırma şuradan doğmuştur. 90 ve sonrası doğanlar için yılda en az üç kere etkinlik yapılması araştırmacılar tarafıdan söylnemektedir. Bu yaştakilerden yeterli verim alabilmek için. Bir de bu yaştakilerde şöyle bir durum var. Bu iş olmazsa başka bir işe bakarım. Yarın endişesi 90dan öncekilere göre daha az. İşte bunun gibi sebeplerden dolayı şirketlerin çalışan bağlılığına önem vermesi kaçınılmaz.

Önceleri çalışan, eleman alımı diye geçen ik şimdi insan kaynakları, insan kıymetleri olarak geçiyor. Buda değişimin bir parçası.

Zâhirî İlimler

May.02

Minaresiz Kubbenin Altında

Bismillahirrahmanirrahim

(Rahman ve Rahim olan ALLAH’ın adıyla)

Alemlerin rabbi olan ALLAH’a hamdü senalar olsun.

Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya salat ve selam olsun.

ve O kutlu Ashaba selam olsun.

Evet. Gerçekler neler? Ve bu gerçeklerden ne kadar uzağız? İşte zorumuza giden sorulardan sadece iki tanesi. Nice cevaplanması gereken sorular var. Tıpki ümmetin ve insanoğlunun nice dertleri gibi. Uzun bir süredir adaletsizlik hüküm sürüyor. Biz böyle bir dünyada doğduk. Böyle mi gidecek? Yoksa değiştirmek için çaba mı sarfedeceğiz? Kader deyince akla önce şu ayet aklıma gelir.  İsra 13

Elmalılı (sadeleştirilmiş – 2): Her insanın amel defterini boynuna doladık, kıyamet günü açılmış bulacağı kitabı önüne çıkarırız.

Evet geldik, gördük, işittik, iman ettik mi?, itaat ettik mi? Eğer etmemişsek birçok sebebi vardır. yediğimiz helal lokmalar, gördüğümüz manzaralar, işittiğimiz simalar, seslendiğimiz hülyalar, uyuyakaldığımız her saniyeler sebebiyledir. Zincirleme kaza olarak film şeridi gibi hayat gözümüzün önünden gider. Unutmayın ki  o zaman bizden daha çok bize çalışan birileri vardır. Adı iblis. Bizim dünyadaki azılı düşmanımız. İkincisi Nefsimiz.

Şimdi ne yapmalıyız, daha doğrusu çabalamalıyız. En ufak adım dahi atsak yapmalıyız. bir adım Rabbimizin bize yaklaşacağı on adım demektir. Çünkü Merhametlilerin en merhametlisidir O. Ona bir adım atana O on adım atar. Şanındandır.

Bâtınî İlimler

Nis.28

Trafik Polislerinin Kuralları

Kurallar aykırılığı azaltmak için konulur. Hepimiz eşit düzeyde imkanlara sahip olamamız için. Fakat hiç bir ülke kurallar istenildiği gibi işlenmez. Bu ülkeler EN gelişmiş ülkeler olduğu söylensede.

Mesela trafik polisleri; trafikteki düzeni sağlama gibi görevleri vardır. Düzeni bozanı nizama çekerler. Gerektiğinde kanunlar nispetinde ceza yazarlar. Eskiden rüşvet olaylarıyla meşhurdurlar. Şimdi pek duyulan bir vakaa değildir.

Motorlu trafik polislerinin tarfik kurallarına uyduğu çok nadirdir. Mesela Işık yanar trafik polisi geçer. Cep telefonuyla konuşmak ister. Kenera çekmez, kask ile kafasının arasına sıkıştırır. Öğle yemeğine yetişecektir, siren çalması lazım gelir. Söz konusu insan olunca genelleme yapılamaz. Söylenen kelam, kitabına uyduranlara, kitaba uyanlara değil. Trafik polisleriyle sınırlı değil. örnek vermek açısıdan.

Zâhirî İlimler

Nis.25

Ne! Okumalımıyız?

Bismillahirrahmanirrahim

(Rahman ve Rahim olan ALLAH’ın adıyla)

Alemlerin rabbi olan ALLAH’a hamdü senalar olsun.

Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya salat ve selam olsun.

ve O kutlu Ashaba selam olsun.

Tüm insanoğluna verilen ilk emir Oku!!. Okumak demek düşünmek demek. Okudukça düşünür insan. İlmin olmadığı bir ortamda düşünce olamaz. İşte bu sebeple Hz. Ali (r.a) büyüğümüz dediki;

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”

Akıl bunu gerektiyor zaten, vazifesi bu. Şimdi ilk ayetlere bakalım. Mealen ilk ayet

1- Yaratan Rabbinin adıyla oku!

Diyanetin tefsirinde şöyle geçer.

Kuşku yok ki yaratanı tanımak, dinin de ilmin de temel gayesidir. Bu sebeple “Yaratan rabbinin adıyla oku!” buyurularak Hz. Peygamber’in okuma faaliyetine veya herhangi bir işe, başka varlıkların adıyla değil, yaratan rabbinin adıyla başlaması ve O’ndan yardım istemesi emredilmiştir. Âyete “Yaratan rabbinin adına oku!” şeklinde de mâna verilebilir. Sonuçta okumanın (veya herhangi bir faaliyetin) Allah’ın adıyla, Allah için ve Allah adına yapılması emredilmiştir.

Bâtınî İlimler,Zâhirî İlimler

Nis.21

Matrix Yükleme Noktası

Herkes bir okuldan çıkıyor fakat okuyanların sayısı az. Azınlık onlar. Çoğu kişi artık telefon olsun televizyon olsun vs sunulanı yeme içinde. Sadece tüketici. Üreten insanlar okuyan insanlar, kitap okuyanlar.

Bir bakıyorsunuz bazıları müzikkolik, bir diğeri filmkolik, diğeri maçkolik yani görsellik ön planda yazılan çizilen düşünülen bir ortam yok. Önümüzde bu var fakat sorgulama yok. Herkes önündeki ürünü yeme derdinde.

İşte aradığım müzik, film manzara, geziler dünyaya bağlayan herşey. Dünya tam bir dünyakolik olmuş. Anlamıyorum alışkanlıklar, önceden bu böyleydi gibi anılar yeni bir akımı engelliyor. Düşünemiyoruz, hantalız, yerimizden kalkamıyoruz. keleğçe vurulmuş gözlere ve kalplere.

İnzivaya çekil iki gün gez çarşıda inzivadan eser kalmaz. bırak çarşıyı aç interneti hiç birşey kalmadı. Ömür gidiyor bir toplum daha ölüyor.

Dirilişin yollarını bulmak lazım. Kimdeyse gelsin dağıtsın şu millete hayrına…

Zâhirî İlimler

Nis.18

Sıfırdan başlasan, nereden başlardın? – 1. Bölüm

Bismillahirrahmanirrahim

(Rahman ve Rahim olan ALLAH’ın adıyla)

Alemlerin rabbi olan ALLAH’a hamdü senalar olsun.

Peygamberimiz Muhammed Mustafa’ya salat ve selam olsun.

ve O kutlu Ashaba selam olsun.

 

Durum analizi yapalım;

Önce kendimizi bilmez idik. Akıl baliğ olunca düşünmeye başladık. Ortama uyduk, zaten alışkındık. Düşünenlerin bir kısmı hakikate ulaştı. Bir kısmı zelil(hayatı israf) oldu. Günler, günleri kovaladı. Sonu ölüm.

İkinci evre sorgulama;

Öne çıkanları sorgulayacağız. Soy ağacı gibi en son noktaya ulaşmaya çalışacağız.

  1. İnananlar
  2. inanmayanlar
  3. diğer (kafasına göre takılanlar)

Kimler geldi:

  • Peygamberler (hakikat neferleri)
  • sahte peygamberler
  • puta tapanlar, ateşe tapanlar, bir eşyaya hükümsüz olana tapanlar vs.
  • Hiçbir yaratıcıya inanmayanlar (2+2=4 işte görüyorsunuz kendiliğinden oldu sananlar)
  • Bir veya daha fazla yaratıcıya inanlar
  • Bir veya daha fazla yaratıcıya inanıp kafasına göre takılanlar
  • hayal dünyasında olduğunu sananlar (rahat adamlar)
  • kendi kurallarını kendi koyanlar (sahte tarikatler)
Bâtınî İlimler,Zâhirî İlimler

Nis.13