Ara.20

Üç kahvesi…

Üç kahvesi…

Uzun aradan sonra yazamamanın verdiği ezayla birlikte tekrar yazıyorum. Suç benim. Hayatta ertelemememiz gereken şeyler var. Fakat yaparım sonra diyerek erteledim. Böyle yapmanın çok ceremesini çekiyorum.

Gelelim üç kahvesine… Bi ara sık sık her gün bir kere türk kahvesi içerdim. Şimdilerde ara sıra içiyorum. Zaten reflünün ana sebeplerinden birisidir kahve.

Muhalefet etmeliyiz arkadaş her alanda islama uygun bir vaziyette. İngilizlerin meşhur beş çayına ben üç kahvesiyle muhalefet ediyorum. Bazılarınıza komik gelebilir. Anlayışınıza istinaden normal karşılayabilirim. Fakat kendi tarzımda ele alacağım.

Siz sömürerek hayatını ikame ettiren bir devletin alışkanlıklarını benimseyip, özümseyip tekrar tekrar işleyemezsiniz. Çünkü siz islamın neferisiniz. Her ne kadar aynı mayadan gelsekte mayalanma süreçlerimiz, işlenme şekillerimiz sünneti seniyye gereği çok farklıdır. Maya’yı heba eden bir kavimle aynı kaptan yemek yerseniz. Ya sizin mayanız bozulur ya da onun mayası size benzemeye başlar.

Kıyafetler kıyafetlere benzedikçe kalpler de kalplere benzer. Şimdi daha iyi anlaşılıyor umarım. Bugün bizim katılm bankası olarak tabir ettiğimiz finans merkezlerimiz diğer bankalara benzedikçe çürüyüp giden kokuşmş bir ete dönüşmektedir. Bilmem kaç milyar faizden kazanan Diyanet işleri verdiği icazetlerle şüphe duyulacak hale geldi. Devletlüm diye gezecek halim yok ortalarda.

Velhasıl üçe beşe bakacağız.

Zâhirî İlimler
Share this Story:
  • facebook
  • twitter
  • gplus

About Taner Tapan

Okuyorum, Düşünüyorum, İstiyorum, Çabalıyorum, Düşüyorum, Kalkıyorum, Yoruluyorum, Dinleniyorum, Yazıyorum.

Leave a comment

Comment