Tem.17

Yaş 63, bu gidiş nereye?

Yaş 63, bu gidiş nereye?

Merhaba, geçen Abdulmetin Balkanlıoğlunun dehşet konuşmasını izledim. (Buradan bakabilirsiniz) Konuşmasının arasında, ölümlerin sayısının yaşlı, genç, bebek gibi yaş olarak kısımlara ayırırsak neredeyse birbirine denk geldiğini araştırmalardan öğrenmiş.

Şu aklıma geldi. Üç aylık çocuğunu kucağına alarak Resulullah’a (s.a.v.) gelen ve onu nasıl eğiteceğini soran bir sahabeye Kainatın En Değerli Varlığı (s.a.v.) ‘‘Çok geç kalmışsın; eğitim anne karnında başlar’’ buyuruyor.

Bir diğer hadiseye bakalım.

Mezhep imamımız İmam-ı A’zam hazretlerinin babası Numan Hazretleri, gençliğinde bir ark kenarında abdest alıyordu. Abdeste başlayacağı zaman ark sularına kapılıp gelen bir elma gördü. Elmayı, nereden geldiğini ve haram veya helal olup olmadığını düşünmeden bir defa ısırdı. Hemen hata ettiğini ve mutlaka elmanın sahibini bulup helal ettirmesi lazım geldiğini düşündü; Sonra suyun geldiği tarafa doğru git­meye başladı. Elma elinde olduğu halde araya araya elmanın düştüğü bahçeyi ve sahibini buldu.

Bahçenin sahibine meseleyi anlatıp elmayı yanlışlıkla ısırdığını ve hakkını helal etmesini istedi. Onun bu hareketi, elma sahibinin dikkatini çekmişti. “Hakkını helal edeme­yeceğini, helal etmesi için bazı şartları olduğunu” söyledi. Nu’man hazretleri “ne isterse yapacağını, yeter ki hakkını helal etmesini” isteyip şartının ne olduğunu sordu. Elma sahibi “Hakkını helal etmesi için, iki sene bahçesinde çalışması lazım geldiğini ve kendisine iki yıl hizmet etmesinin şart olduğunu” söyleyince, Nu’man hazretleri “ahirette ceza çekmektense bu dünyada bir şahsa iki sene hizmet etmek daha iyidir” diye şartları kabul etti.

Elmanın sahibine iki sene hizmet etmiş ve adamın işinde canla-başla çalışmıştı. İki sene sonra, zamanın dolduğunu ve artık hakkını helal etmesini istediğini söyleyince, adam, “yine helal etmiyorum; benim bir kızım var, onunla evlenirsen ancak o zaman helal ederim” dedi.

Hazreti Nu’man:”Olur” dedi. Yalnız, adam kızının elinin çolak, gözünün kör, ayağının topal, başının kel, kulağının sağır ve dilsiz olduğunu söyleyip iyi düşünmesini ve sonra pişman olmamasını söyledi. Hazreti Nu’man yine düşündü taşındı “ahirette ceza çekmekten iyidir” deyip kızla evlenmeyi de kabul etti

Daha sonra seneler geçip bu evlilikten İmam-ı A’zam dün­yaya geldi. Annesi, İmam-ı A’zamı hocaya okuması için teslim etmişti. Daha sonra İmam-ı A’zam ünvanına kavuşan, o za­man henüz üç yaşında bulunan Sabit, üç günde Kur’an-ı Kerimi hatmettiği zaman annesi “Ah oğlum baban o elmayı ısırmasa idi sen bir günde hatmedecektin” buyurdu.

İşte eğitimin anne karnında başlamasına örnek. Şimdi yaş 63 olanlar, yakın olanlar veya geçmiş olanlar düşünün. Bu gidiş nereye? Eğer hala dünyanın cezbedeci ihtişamından elinizi, ayağınızı çekmemişseniz. Bu gidiş nereye?

Neden 63 diyorum? Peygamberimiz 40 yaşında peygamber olup 63 yaşında hakka yürüdü. 40 yaş olgunluk yaşıdır. Nizama çekilmeyenlerin dünyadan yavaş yavaş çekilme yaşı. 63’ü geçmişseniz eğer bazı zorunlu sorumluluklarınız dışında dünya artık yok idir. Ahiret vardır. Görüyorum ki bazı yaşlılar hala dünyada artık susma vakti değil midir?

“Ölüm gelip çatmadan evvel, şehvanî ve nefsanî hislerinizi terk etmek suretiyle bir nevi ölünüz.” (el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 2:29; İbn-i Hâcer el-Askalânî: “Senedli, vesikalı bir hadis değil derim” demiş, Ali el-Karî ise: “Mânâsı doğrudur” demiştir.)

Ölmeden önce ölmek bu değil midir?

Bâtınî İlimler
Share this Story:
  • facebook
  • twitter
  • gplus

About Taner Tapan

Okuyorum, Düşünüyorum, İstiyorum, Çabalıyorum, Düşüyorum, Kalkıyorum, Yoruluyorum, Dinleniyorum, Yazıyorum.

Leave a comment

Comment